Haber Detayı
17 Ağustos 2019 - Cumartesi 11:53 Bu haber 26 kez okundu
 
17 Ağustos depreminin 20. yılı
Gündem Haberi


Binlerce kişinin ölümüne yol açan 17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti. O tarihten bu yana Türkiye, depreme daha hazır hale geldi mi? 

 

Gölcük Depremi’nin üzerinden tam 20 yıl geçti. 17 Ağustos 1999’da gerçekleşen 7.4 büyüklüğündeki depremde resmi rakamlara göre 18 binin üzerinde kişi hayatını kaybetti, 48 binden fazla kişi yaralandı. TBMM Araştırma Komisyonu rakamlarına göre, 112 bini ağır hasarlı ve yıkık olmak üzere 365 bin bina hasar gördü. Gölcük Depremi, 1939’da Erzincan’da gerçekleşen 7.9 büyüklüğündeki depremin ardından Türkiye tarihinin 2’nci en büyük depremi olarak kayıtlara geçti. Ancak, binlerce can kaybına sebep olan bu büyük deprem, maalesef Türkiye’nin görüp göreceği sonuncu deprem olmayacak gibi gözüküyor.

 

 

BÜYÜK DEPREM İSTANBUL'A YAKLAŞIYOR

 

Boğaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Deprem Mühendisliği Ana Bilim dalı Başkanı Prof. Dr. Eser Çaktı'ya göre, 1939’dan başlayan depremler, batıya doğru birbirini tetikleyerek İstanbul’a doğru yaklaşıyor. Prof. Çaktı "2000'li yıllarda yapılan çalışmalar, 30 yıl içinde Marmara Denizi'nde 7’den büyük bir deprem olma olasılığının yüzde 40 ila 60 arasında olduğunu gösteriyor. Bu büyüklükte olası bir deprem için net bir tarih belirtmek veya Marmara Denizi içindeki hangi fay segmentleri üzerinde meydana geleceğini ön görmek mümkün değil. Ancak İstanbul'un güney kısımlarının depremden daha fazla etkileneceğini söylemek mümkün" diyor.

 

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen de Türkiye’de son 120 yılda hasara neden olan 285 deprem yaşandığına ve bunların 24’ünün 7’nin üzerinde büyüklükte olduğuna işaret ediyor. Bir sonraki büyük depremin Marmara’da gerçekleşmesinin olası olduğuna işaret eden Özmen, “Kuzey Anadolu fay zonu, aşağı yukarı 1600 km uzunluğunda, Türkiye’yi kuzeyden güneye doğru bölen bir hat. Hem Türkiye’nin hem dünyanın en aktif faylarından biri. Erzincan depremiyle beraber Kuzey Anadolu fay zonu üzerinde bir seri başlıyor. 1943, 1944, 1957 ve 1967 yıllarında doğudan batıya doğru giden depremler var. Bunların en sonuncusu da 17 Ağustos 1999 İzmir Körfezi depremi ve bunun hemen 3 ay ardından sonra meydana gelen 13 Kasım Düzce depremi. Kuzey Anadolu fay zonunda meydana gelebilecek olan depremlerin çok büyük bir ihtimalle Marmara Denizi’nde olacağı yönünde değerlendirmelere katılıyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.

 

Türkiye, 20 yıl geride kalan Gölcük ve 23 Ekim 2011’de gerçekleşen Van depreminin ardından olası bir depreme ne kadar hazır? Söz konusu afetlerden sonra Türkiye, depremin zararlarını asgariye indirecek çalışmalar yaptı mı? Doç. Dr. Özmen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de 6.5, 7 milyona yakın konutun deprem açısından risk teşkil ettiği yönündeki verisini hatırlatıyor. Özmen konuyu “Dolayısıyla, hem Türkiye hem de İstanbul’da binaların yaklaşık yüzde 35’e yakını deprem açısından riskli. Depremle mücadele planla başlar. Türkiye’de çok fazla sayıda birçok yerleşim yerinin tam diri fayların üzerinde. Yerleşim birimini herhangi bir diri fayın üzerine koyarsanız, binaların depreme dayanma şansı olmaz” diye değerlendiriyor. 

 

MAHRUKİ; KENTSEL DÖNÜŞÜM AMACINA HİZMET ETMİYOR

 

 

Mahruki, kentsel dönüşümün afetin zararları azaltma amacına uygun şekilde gerçekleşmesi gerektiğine işaret ederek “1999’dan bu yana, İstanbul nüfusu 2 katına çıktı. Sürekli göç, plansız ve kaçak yapılaşmayı da beraberinde getiriyor. İstanbul’daki mevcut yapılan çoğu ömrünü tüketmiş, eski deprem yönetmeliğine göre yapılmış binalar. Bir de üstüne üstlük, rüşvet, hırsızlık, demir çalmak, çimentosunu uygun olmayandan kullanmak gibi bir sürü de kötü mühendislik hizmeti var. Kentsel dönüşüm bunları ortadan kaldırmak için ortaya atılmış bir kavram iken; deprem toplanma alanları imara açılıyor, deprem vergileri farklı amaçlar için kullanılıyor. Bülent Ecevit hükümeti tarafından 1999 depremi sonrası 400 küsür deprem toplanma alanı ilan edildi. Şu anda sanıyorum bunların 70 tanesi falan kaldı. Bu süre zarfında nüfus da neredeyse iki katına çıktı. Aykut Barka, Naci Görür gibi kıymetli hocaları içeren Deprem Konseyi oluşturulmuştu, AKP bu konseyi de lağvetti. Artık bir deprem konseyimiz bile yok. Bu kötü yönetim, deprem senaryosunda da olumsuz sonuçlar doğuracaktır” diye ekledi.(Sputnik)

 

 
 
Kaynak: Editör: Ceyhan KESER
 
Etiketler: 17, Ağustos, depreminin, 20., yılı,
Haber Videosu
Yorumlar
sanalbasin.com üyesidir
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Haber Yazılımı